Parça P08

Namazın hakikati: Hâlıkın ef'aline marifet, muhabbet ve şükürle mukabele

Bu parçayla ne yapabilirim?

  1. Metni okuyun.
  2. Okul sınıf aralığını seçin.
  3. Bilgi kartlarını çalıştırın veya soru kağıdını indirin.
  4. Sorular metin açıkken cevaplanacak şekilde hazırlanmıştır.

Bu metni diğer risale metinleriyle birleştirip daha büyük bir ders metni hazırlayın.

Açık parça

Parçalardan Kişisel Çalışma Oluştur

Açık parça korunur. Aynı kitaptan veya başka kitaplardan istediğiniz parçaları ekleyip sıralayın.

Demek kâinata ve âsâra bakıp, gaibane muamele-i ubudiyetle mezkûr makamatta mezkûr vezaifi eda ettikten sonra Sâni'-i Hakîm'in dahi muamelesine ve ef'aline bakmak derecesine çıktılar ki, hazırane bir muamele suretinde evvelâ Hâlık-ı Zülcelal'in kendi san'atının mu'cizeleriyle kendini zîşuura tanıttırmasına karşı hayret içinde bir marifet ile mukabele ederek

سُبْحَانَكَ مَا عَرَفْنَاكَ حَقَّ مَعْرِفَتِكَ

dediler. "Senin tarif edicilerin bütün masnuatındaki mu'cizelerindir." Sonra o Rahman'ın kendi rahmetinin güzel meyveleriyle kendini sevdirmesine karşı, muhabbet ve aşk ile mukabele edip

اِيَّاكَ نَعْبُدُ وَاِيَّاكَ نَسْتَع۪ينُ

dediler. Sonra o Mün'im-i Hakikî'nin tatlı nimetleriyle terahhum ve şefkatini göstermesine karşı şükür ve hamd ile mukabele ettiler; dediler:

سُبْحَانَكَ وَبِحَمْدِكَ

"Senin hak şükrünü nasıl eda edebiliriz? Sen öyle şükre lâyık bir meşkûrsun ki, bütün kâinata serilmiş bütün ihsanatın açık lisan-ı halleri, şükür ve senanızı okuyorlar. Hem âlem çarşısında dizilmiş ve zeminin yüzüne serpilmiş bütün nimetlerin ilânatıyla hamd ve medhinizi bildiriyorlar. Hem rahmet ve nimetin manzum meyveleri ve mevzun yemişleri, senin cûd ve keremine şehadet etmekle senin şükrünü enzar-ı mahlukat önünde îfa ederler."